Emirdağ Türküleri

Türkünün konusu insan… İnsanın başından geçenler, insanın başına gelenler, bu insanların gönül ve ülkü dünyaları… Bunların dile ve tele gelişi…
Hayatımızdan türkülerin çıktığını bir an düşünelim. Hayat bana göre yaşanmaz olur o zaman.
Türkülerimiz köy köy,oba oba, burcu burcu insan kokar.
Toplum içindeki insan, toplumun gözü kulağı olan insan, tabiatın sırdaşı insan işlenir türkülerimizde…
Türkülerimizin ömrü elimize ulaşanlardan anlaşıldığı üzere beş altı yüz-yıllık… Ömür uzun,uzun olacak…
Bu itibarla türküyü,türkücüyü taklitte fayda var.
Türkülerin dilinde kendini bulur yediden yetmişe Emirdağlı. Emirdağ’ın kendine has şivesi,sihirli ve şiirli bir dil olur dökülür türkülerimize…
Ses ve söz Emirdağ türkülerinde öyle bir bütün oluyor ki bizi bize anlatan san’at şaheseri karşımıza çıkıyor.
Ses ve söz sanatkarı Emirdağlı, işlenmemiş masalını türkülerin de daha bir başka işlemiş.
Anonim Halk Edebiyatı’nın güzide verimlerini Emirdağ türkülerinde buluyoruz.
Halk sanatının adsız kahramanlarını Emirdağ türküleriyle yad ediyoruz.
Notalara pek geçmemiş…Belli sazlarla söylenmemiş… Görünürde ayrı makamla söylenen ama nüanslarla ayrılan türkülerimizde konu çok zengin…
Kültürün, yaşama şeklinin aynası sanki Emirdağ türküleri…
İnanışın, inanca göre yaşayışın göstergesi türkülerimiz.


EMİRDAĞ TÜRKÜLERİNDEKİ SES HADİSELERİ


İLE bağlacı (ilen, inen) şeklinde kullanılır: (Şekerinen, ölümünen, beniminen, yarinen, anamınan…. )


Çiçekli bahçeye inemeyenler
Bahçenin gülünü deremeyenler
Her gün kötüyünen hayat geçirir
Gözel sevmesini bilemeyenler

 

“Hani” sorusu ” Hanı , hanıya” şeklindedir.
Ardıç ağacında biten budaklar
Şekerinen balm’oldu dudaklar
Hanı yarim adadığın adaklar
Adağın yerini bulmadı yarim

 

(-mı) eki birleşir: (karm’ola, yarm’ola, varm’ola…)
Emirdağları’nın ardı karm’ola
Salını salını gelen yarm’ola
Annaç çıkıp soracağım yarimden
Acep benden başka yari varm’ola

 

Alın kelimesindeki “l”düşer, “annı”şeklinde kullanılır.
Averen’de eski yarim duruyo
Belkiz yarim bellerimi gırıyo
Nazlı yarim dünürcüler gelince
Zalım anan niye annını dürüyo.

 

İmek”birleşir: (yoğudu, varıdı, neyidi…)
Tandır damındaki dakılan nişan
Filiktan kuşağı beline guşan
Yoğudu sevdiğim ardına düşen
Ardına düşdüm de böyütdüm seni

 

“-i”,”u”,”ü” sesinin düşmesi ya da eklenmesi hece endişesi veya ses hareketidir (varayıdım, bileyidim, öldürrüm…)
Yeşili geyinmiş alın üstüne
Tereyağı dökmüş balın üstüne
Buralardan geçdiğini bileyidim
Gülyağı dökerdim yolun üstüne

 

Mahzun mahzun ne bakıyon geriden
Hep bu ayrılık beni feriden
Dermanıdı dizlerimi yörüden
Kesildi dermanım varamam gayrı

 

Davarı arkaçdan galdırrım
Ben babama sevdiğimi aldırrım
Eğer ben de sevdiğimi alırsam
Düşmanları tasasından öldürrüm

 

“t” sessizi “d” ye dönüşür.(datlı, dadını,dutup,meledir…)
Serin serin bir yel eser burundan
Dizim dutup atlıyamam harımdan
Bir kötüye bağladılar başımı
Çıkamıyom köy içine arımdan

 

Cümle içindeki “p”ler ” b ” olur. (barmak,bazar…)
Emirdağı birbirine ulalı
Altın yüzzük barmağında dolalı
Başın mı büyüdü gelin olalı
Ben seni gız iken seven oğlanım

 

“Ateş” kelimesi “ataş” şeklinde söylenir.
Odanın üstünde bir duman tüter
Sarnıç’ın derede bir yiğit yatar
Babamın gücü de bedele yeter
Gurbanlar olurum Cemal Gardaşım
Ölesiye sana yanar ataşım

 

“-lı” eki “-nı” “-nın”şeklinde kullanılır.(Helannı, Averenni)
Hani nerde Helannı’nın yurtları
Gızlarının şelek yüklü sırtları
Gocabaş’ınan Gocalaz’ın gününden
Bildik bildik durur yavşan otları

 

“Buğday” kelimesindeki “y” sessizi düşer.(buğda)
Sever isem gene seni severim
Sarı buğda gibi dalga düverim
Boyunu sevdiğim topacık yarim
Babam almam demiş boyun eğerim

 

“-nca,-nce” eki “-nci” haline gelir.
Löküs olsam kahvenize şevk versem
Hakim olsam ben bu işe hak versem
Nazlı yarim dar sokakdan gelinci
Hoşgeldin sevdiğim anam yok desem

 

“ikindi” , “öğle” gibi kelimelerin sonuna”n” gelir.
İkindin gününe yar aynı dutar
Akşamlar oluyo efkarım artar
Öpüp sevmelere gıyamadığım
Varmış bi kötünün goynunda yatar

 

“Karahisar” kelimesi “Gareser” şeklinde söylenir.
Gareser kalesi yıkılır gider
Zülüf gerdana dökülür gider
Bir yiğidin sevdiğini el alsa
Ciğeri bağrından sökülür gider

 

“-imiş” kelimeye eklenirken sert sessizlerde yumuşama olur.(derimiş, tuncumuş,gücümüş…)
Değirmenin döndürmesi tuncumuş
Ah ettikçe ciğerlerim mılcımış
El yarine boyun bükmek gücümüş
İki gözüm bir yarim var dünyada

 

“Eşek” kelimesi “eşşek” şeklinde söylenir.
Eşşeği gelmiş de sırtı urganlı
Hasta yatağında bala yorganlı
Eğer babamoğlu geri dönersen
Çifte develerden kesek kurbanı

 

“k” sessizi kelime başlarında “g” olur.

(gonak,gız,gayış, guru,gutmu ,gor, gormuş, gurbanlık…)
Yarın muhtarlığı bize verirler
Dambaşıya albayrağı gerirler.
Gonak tarafından adam gelinci
…………. döşeği altına serirler

 

Geniş zaman üçüncü tekil şahıs eki “-r” , kelime sonlarında düşer. (diyolar, yolluyo, biliyo , eriyo ,allanıyo, pullanıyo, geliyodum, sallanıyo, istiyo, işliyo…)
Deli miyim divane mi hele ben
Bir yar için dolaşırım çöle ben
Bana sevdiğinden ayrıl diyolar
Deli gibi sevdim ayrılamam ben

 

Emir kipi ikinci tekil şahıs “-sin” , “-en”olur.(edersin-eden)
Sırtına geyinmiş gutmu sayayı
Yedine de almış taze mayayı
Beni gor da yadellere varırsan
Zindan eden bana yalan dünyayı

 

(Sağır N ) sık kullanılır:
Dereye koyduğum bir sıra daşlar
Aklıma düşüyo ettiğin işler
Sana diyom sana ey nazlı yarim
Var mı bizim gibi emeği boşlar

 

Tamlayan eki “-nın” , “-yın”şeklinde kullanılır.(anayın, danayın,göğsüyün…)
Meskenimiz oldu Davulga yolu
Yarden ayrılalı gözüm yaş dolu
Salı günü varacağıdım sevgilim
Anayın eteği bütün daş dolu

 

Sert sessizler kuralına uyulmaz.(düşdü, basdı, arkaçdan, Allah’dan vb)
Adaçalı derler çalı bitmiyo
Gönül düşdü gapınızdan gitmiyo
Gözünü sevdiğim topacık gelin
Kanım senden başkasına akmıyo

 

Kelime başındaki”u” , “o” olur. (usandık-osandık)
Emirdağları’na gara gidelim
Ayvadan osandık nara gidelim
Buranın gözeli gönül eylemez
Gözeli bol olan yere gidelim

 

İstek kipi “-a” eki “-u” olur. (bulayım-buluyum) “-e” eki “-i” olur.(geleyim-geliyim)
Önüne kuşanmış yandımdan öğnük
İçerim yanıyo yar göynük göynük
Ana bana bi izin ver bögünnük
Aşıyım dağları buluyum yari

 

Sıfat tamlamalarındaki tamlayan sıfat”bir” “bi”olur.
Farimez deli gönül farimez
Gız gocayın adı yolda yürümez
Beni gor da bi kötüye varırsan
Ölesiye gözüm yaşı gurumaz

 

“sevdiğim”,”sevdiceğim” olurken pekiştirme ya da küçültme olduğu pek anlaşılmaz.
Kuyunun başına goyduğum hatıl
Yeter sevdiceğim saydığım hatır
Eğer yar olmaya göğnün varısa
Çık Emir Dağı’ndan bana gar getir

 

(Hem…hem) bağlacı, (hem…hemi) şeklinde kullanılır.
Leylekler uçar da dökülür tozak
Aramız uzadı kavuştur felek
Sebeb olup seni bana vermezse
Hem kalbur satsın hemi de elek

 

“r” ve “l” ile başlayan kelimeler ses uyumuna göre önüne “i” ya da “ı” alır.(Ramazan-Iramazan;lazım-ilazım)
Mecbur oldum evinize varıyom
Seni gördüm ılgıt ılgıt eriyom.
Verildin mi deyi niye soruyon
Daha da ben sana ilazım mıyım

 

“ol-” fiili, “olsun” yerine “ossun” şekliyle söylenir.
Gözleri bebek de gaşları gara
Yare gurban ossun oturan oba
Üstüne yar sevmem esta(ğ)fur töbe
Yorgun ceren gözlü gelin ağlama

 

“-acak,-ecek” eki yumuşayıp sessiz harf (k), (g) olurken (ğ) bazan düşer
Evlerinin önü burmalı guyu
Guyudan alırlar buz gibi suyu
Siz de beni gınamayın emmiler
Benim alaca(ğ )m Gadılar soyu

 

“(y)” sessizi bazan düşer
Azziye’yi Suvermez’i Helan’ı
Benim yarim çok söylüyo yalanı
Koynuma go(y )dular gara yılanı
Sokacak deyin gorkuyom yarim

 

“sabah” kelimesi çoğu kere “zabah” şeklinde söylenir.
Heç hazetmiyodum zabah gülünden
Gediyodum eğlediler yolumdan
Beni gor da yadellere varırsan
Köyiçine çıkamam heç arımdan

 

“diye” kelimesi “deyin” şeklinde söylenir.
Azziye’yi Suvermez’i Helan’ı
Benim yarim çok söylüyo yalanı
Koynuma go(y)dular gara yılanı
Sokacak deyin gorkuyom yarim

 

Acaba” kelimesi, “acabola,acabolana” şeklinde söylenir.
Bülbül müyüm daş başına gonacak
Anan mıyım her derdine yanacak
Gediyom gurbete ey nazlı yarim
Acabola halımız nas’olacak
….


TÜRKÜLERDEKİ
KALIP SÖZLER DEYİMLER
A:
Adağı yerini bulmak:Adağı gerçekleşmek.(Adak adamak:İsteğin gerçekleşmesi için adakta bulunmak.)
Ardıç ağacında yatan budaklar
Şekerinen balm’oldu dudaklar
Hani yarim adadığın adaklar
Adağın yerini bulmadı yarim

 

Aklı gitmek:Kötü bir durumla karşılaşmak.
Al Fadime’m suya gider
Su yolunda çalım eder
Çalım etme al Fadime’m
Ben cahilim aklım gider

 

Ak karın dağlara yağması:Kar yağışı
Engin ovalardan bi duman kaktı
Buludun havaya ağdığı gibi
Açmış yarim ak göğsünün bendini
Ak karın dağlara yağdığı gibi

 

Alınan avlanmak:Arkadan vurulmak
Gıldolağın eğlencesi Karataş
Ne anam var, ne babam, ne gardaş
Beşli mavzer olsun bana arkadaş
Alınan avlandım ona yanarım

 

Annaç /çıkmak/gelmek: Karşı gelmek
Emirdağlarının ardı karm’ola
Salını salını gelen yarm’ola
Annaç çıkıp soracağım yarimden
Acep benden başka yari varm’ola

 

Annını dürmek:Olumsuz tavır takınmak.
Averen’de eski yarim duruyo
Belkiz yarim bellerimi gırıyo
Nazlı yarim dünürcüler gelince
Zalım anan niye annını dürüyo

 

Aralıkta yelmek:Halli gereken işte etkisizken etkili görünmek.
Aza edin Hüseyin’i Bidiş’i
Hökümet ediyo size bu işi
Aralıkta yelen Deli Tormuklu
Muhtar mı edecek…..Tıpış’ı

 

Ardına düşmek:Sevmek
Tandır damındaki takılan nişan
Filikdan kuşağı beline kuşan
Yoğudu sevdiğim ardına düşen
Ardına düştüm de büyüttüm seni

 

Ardı süre melemek:Şartlar ne olursa olsun kabul etmek.
Minareyi delik delik delerim
Kalbur alır Suvermez’i elerim
Sen bir koyun olsan ben bir kuzu
Sen döndükçe ardın süre melerim

 

Arından ölmek:Yaptığı işten pişmanlık duymak, kahrolmak.
Yola gidenler de alırlar azzık
Hüseyin Çavuş’a çok oldu yazzık
Varın arınızdan ölün gedeler
Sandığın başına gelin gedeler

 

Arından köy içine çıkamamak: Utancından elin yüzüne bakamamak.
Heç hazetmiyodum zabah gülünden
Gediyodum eğlediler yolumdan
Beni gor da yadellere varırsan
Köyiçine çıkamam heç arımdan

 

Ardından yetişmek:Yakalamak
Yekindim de yetemedim ardından
Öleceğim yarim senin derdinden
Bi su içdim nazlı yarin yurdundan
Teneşire dökülesi suyumuş

 

Asılıp ölmek:Asılarak ölmek.
Meşeler güvermiş varsın güversin
Söyleyin huysuza durmasın gelsin
Varmasın kötüye asılsın ölsün
Köt (ü) adamın var ömrünü yok eder

 

Aşka düşmek:Sevdalanmak.
Ayağına giyer sedef nalini
Aşka düşmüş kimse sormaz halini
Karşıki kapının allı gelini
Sor bizim evi de gel arkam süre

 

Ata binmek:Gelin olmak.
Basmam yaylanıza bir daha basmam
Nereden geliyon gül yüzlü yosmam
Ata binmeyince umudu kesmem
Sözüyün üstünde dur nazlı yarim

 

Ateşine yanmak:Sevdasına düşmek.
Pek erken yatmışsın sevdiğim güzel
Yarin deli gibi sokakta gezer
Kız senin ataşın sinemi ezer
Yandım ateşine sıtkı bütünüm
Gal oldum yoluna çıkmaz tütünüm

 

Azzık dürmek:Yiyecek hazırlamak
Parmağına dakmış al gaşlı yüzzük
Bana hayal oldu yar sana yazzık
Yolcuyusan dürüyüm sana azzık
Al beni de götür olmasın bize yazzık

 

B
Bacıyı görüm etmek:Evlenmek.
Yeşil elbisesi siyah gocuğu
Ben candan severim sarı çocuğu
Eğer sarı çocuk sana varırsam
Görüm edeceğim senin bacıyı

 

Balın üstüne tereyağı dökmek:Maddi manevi her şeyi kabul etmek.
Yeşili geyinmiş alın üstüne
Tereyağı dökmüş balın üstüne
Buralardan geçtiğini bileyidim
Gülyağı dökerdim yolun üstüne

 

Baş bağlamak:Evlendirmek.
Serin serin bir yel eser burundan
Dizim dutup atlıyamam harımdan
Bir kötüye bağladılar başımı
Çıkamıyom köy içine arımdan

 

Baş başa değmek:Karşılıklı bir arada olmak.
Su gelir taşa değer
Kirpikler kaşa değer
Merak etme sevdiğim
Bir gün baş başa değer

 

Başı büyümek:Kibirlenmek.
Emirdağı birbirine ulalı
Altın yüzzük barmağında dolalı
Başın mı büyüdü gelin olalı
Ben seni gız iken seven oğlanım

 

Başın alıp gitmek:Diyarı terk
etmek
Gırtma’nın başında guzu güderim
Garayımış yazımınan gaderim
Seni alamazsam hayırsız yarim
Başım alır dağa doğru giderim

 

Bedele yetmek: Bedel ödeyecek güçte olmak.
Odanın üstünde bir duman tüter
Sarnıç’ın derede bir yiğit yatar
Babamın gücü de bedele yeter
Gurbanlar olurum Cemal Gardaşım
Ölesiye sana yanar ataşım

 

Belini kırmak:İşini olmaza sokmak
Çeşmenin başında gördüm yarimi
Ah etti de vuruverdi elini
Ben nazlı yarimden ayrılmazıdım
Şu askerlik gırdı benim belimi

 

Averen’de eski yarim duruyo
Belkiz yarim bellerimi kırıyo
Nazlı yarim dünürcüler gelince
Zalım anan niye annını dürüyo

 

Belini bükmek:Çaresiz kalmak
Çobançökürdenin her yeri diken
Ayrılık sevdiğim belimi büken
Ahırın içinde beygir ürküden
Aklına düşür de unutma beni

 

Beline sarı saman sarmak:Başına kötü iş getirmek.
Elimi uzattım iğde dalına
Kökü çürümüş geldi elime
Orda burda gurulup gezme
Sarı saman sardırırım beline

 

Belinlemek:Uykudan korkuyla uyanmak.
Akşam olur her dereler serinler
Benim derdim kızlar değil gelinler
Kocasını beğenmedik gelinler
Uyur uyur uykusunda belinler

 

Bildik bildik durmak:Tanıdık olmak.
Hani nerde Helannı’nın yurtları
Gızlarının şelek yüklü sırtları
Gocabaş’ınan Gocalaz’ın gününden
Bildik bildik durur yavşan otları

 

Benzi kaputa /çapuda/ dönmek:Sararıp solmak.
Yeniköy’den çıktım garda dipide
Emirdağı’na geldim saat ikide
Geldiyidim nazlı yarim gapıda
Sararmış gül benzi dönmüş çapuda

 

Boğaz tokluğu görmemek:Sürekli yokluk çekmek.
Anamdan doğalı çektim yokluğu
Ömrümde görmedim boğaz tokluğu
Gurbanlar olduğum biricik yarim
Çok bekledim emmingilin bokluğu

 

Borda gapılı:Zengin
Arka delik kerpicinen yapılı
Ben bi gız seviyom borda gapılı
Sana diyom sana gaşları garam
Kim aldı kötü yarim aklını

 

Boşunan geçmek:Boşa geçmek
Tentene örrüm bi tek şişinen
Meram olur bu sevdayı düşünen
Yar senin sevdana düşdüm düşeli
Cahil ömrüm geldi geçdi boşunan

 

Burnunu eğmek:Beğenmemek
Cancana sayayı sırtına giyer
Gorkuyom sevdiğim elleri sever
Eski yarim duyar burnunu eğer
Eski yarden yad eyledin sen beni

 

Boyun eğmek:Kayıtsız şartsız kabul etmek
Sever isem yine seni severim
Sarı buğda gibi dalga düverim
Boyunu sevdiğim topacık yarim
Babam almam demiş boyun eğerim

 

Buğu:Buğu
Pilavımı bişirdiydim yağınan
Medreseye götürdüm buğu(yu)nan
Her olur olmaza gönül verme
Gönül geçer havasınan çağınan

 

C
Cennet köşkü sanmak:Cennet köşkü sanmak
Yaylanın düzüne vurmuş goyunu
Yeşil ördek gibi eğmiş boynunu
Uyumussum uyandıran olmamış
Cennet köşkü sandım yarin goynunu

 

Cehennem azabı çekmek:Cehennem azabı çekmek.
Aşağıdan gelen akarm’ola
Gözleri gözüme bakarm’ola
Dünür saldım gavur anan vermedi
Cehennem azabı çekerm’ola

 

Ciğeri bağrından sökülmek:İnce ağrıya tutulmak.
Gareser galesi yıkılır gider
Zülüf gerdana dökülür gider
Bir yiğidin sevdiğini el alsa
Ciğeri bağrından sökülür gider

 

Ciğerinin közünü söndürememek:Aşk acısına dayanamamak.
Yarin bahçesinde açmıyo güller
Ciğerin közünü bilmiyo eller
Yemen’den geliyo ölüm habarı
Acep nas’olacak gencecik dullar

 

Ciğeri mılcımak:Verem olmak
Değirmenin döndürmesi tuncumuş
Ah ettikçe ciğerlerim mılcımış
El yarine boyun bükmek gücümüş
İki gözüm bir yarim var dünyada

 

Ç
Çalım etmek:Edalanma,nazlanma
Al Fadime’m suya gider
Su yolunda çalım eder
Çalım etme al Fadime’m
Ben cahilim aklım gider

 

Çıvgar Atmak:Bağlamak
Bostanın başında kavun satarım
Öküzün önüne çıvgar atarım
Akça kızlar bağladılar başımı
Düğünde bayramda para saçarım

 

Çifte develerden kurban kesmek: Çok mutlu olmak.
Eşşeği gelmiş de sırtı urganlı
Hasta yatağında bala yorganlı
Eğer babamoğlu geri dönersen
Çifte develerden kesek kurbanı

 

D
Dadını bulmak:Tadını almak.
Nazlı yarim guru yakar odunu
Bulamadım yalan dünya dadını
Bir gün evlenip de gızım olursa
Yeşil Haçça goyaca(ğı)m adını

 

Dağları dolaşmak:Hasret kalmak.
Kocadağ başına çıktım oturdum
Dört yanımda lale sümbül bitirdim
Alnı top kekilli bir yar yitirdim
Onun için dolaşırım dağları

 

Dambaşıya albayrağı germek:Zafere ulaşmak.
Yarın muhtarlığı bize verirler
Dambaşıya albayrağı gererler
Gonak tarafından adam gelince
……….döşeği yere sererler

 

Delik delik delmek: Delik delik delmek
Şu dağları delik delik delerim
Elek olsam Emirdağı’nı elerim
Eğer anan seni bana vermezse
Koyun olur gapınızda melerim

 

Deli gibi sevmek:Sevdalanmak.
Deli miyim divane mi hele ben
Bir yar için dolaşırım çöle ben
Bana sevdiğinden ayrıl diyolar
Deli gibi sevdim ayrılamam ben

 

Demirinen taş olmak: Acımasız olmak
İğdenin dalına gonan kuşm’ola
Gecikdi mektubun yollar kışm’ola
Benim yürek yandı yandı kül oldu
Senin yürek demirinen daşm’ola

 

Dengini aramak:Ayarını aramak
Avaradır deli göğnüm avara
Çuha sayasını dakmış duvara
Eğer yar olmuya göğnün yoğusa
Get sevdiceğim dengini ara

 

Dengine düşmek:Ayarını bulmak
Leylek yuva yapar dalın bendine
Hemi bana ettin hemi kendine
Teğmeninden izin almış on güne
Düşememiş nazlı yarim dengine

 

Dengine vermek:Ayarı olana ver-mek.
Sabahınan eser yel serin serin
Ağlatman güzeli dengine verin
Bana da verseler dünyanın malın
Neylerim malı isterim ben yarim

 

Derin hesaba oturmak:İnce eleyip sık dokumak.
Benim yarim Gareser’de lise’de
Yazı yazar ganepeli masada
Oturmuş sevdiğim derin hesaba
(Hesapların doğru gelsin sevdiğim)

 

Derdini deşmek:Derdini açmak
Ağacın dalından toplarım fişne
Garşıma geçip de derdimi deşme
Gözümün yaşından gursunlar çeşme
Yar yoluna akan gözyaşı olsun

 

Derdine okunmak:Derdine çare aramak için hocaya gitmek

Kıraç tarlalara ekerler nohut
Almazsan sevdiğim şeklimi unut
Kürt çöllerinde tutmaz oldu dizimiz
Hocalar bul da derdimize okut

 

Derdine dert eklemek:Acı üstüne acı çekmek.

Yaşım onbeş daha bekleyece(ği)m
Gız anam sırrını saklayaca(ğı)m
Gel yarim derdini söyle sen bana
Derdini derdime ekleyece(ği)m

 

Dert üstüne dert bağlamak: Çok acı çekmek.

Emirdağı derler benim düneğim
Dert üstüne dert bağladı yüreğim
Gadir Mevlam budur senden dileğim
Kötülere gul eyleme yarimi

 

Dert olmak: Dert olmak

Yaz gelince her dereler yurt olur
Sivrisinek yeşil başlı kurt olur
Eğer seni alamazsam sevdiğim
Ölesiye içerime dert olur

 

Derdine yanmak: Sevdalı olmak.

Evimizin poyraz yanı deredir
Derdine yanıyom yedi senedir
Dünür saldım gavur anan vermemiş
Seni orda beni burda meledir

 

Derine dalmak/daldırmak:İnce hesap yapmak.

Düşündükçe daldırıyom derine
Neler diyeceğim nazlı yarime
Dünyada ahiretde yakan elimde
Benden kötüleri sevme yerime

 

Dermanı kesilmek: Takatı olmamak.

Mahsun mahsun ne bakıyon geriden
Hep bu ayrılık beni feriden
Dermanıdı dizlerimi yörüden
Kesildi dermanım Deli Feride’m

 

Dermanı kalmamak: Takatı kesilmek.

Yaylanıza vardım yurdunu sormam
Yoruldu dizlerim galmadı dermanım
Şu yalan dünyada tatlı canım var
O da güzellerin yoluna kurban

 

Delik beklemek: (Sevgilinin) kapısında beklemek.
Yarim evleriniz ne aman uçda
Çok delik bekledim boranda kışda
Bi zengin turist seni isterimiş
Varsaydın sevdiğim gediyom işde

 

Dirliği datlı olmak: Mutlu yaşamak.

Kınası garılır tasta
Oğlan evi pek havasta
Gız evleri gara gara yasta
Sağdıcım gınan gutlu olsun
Şunca dirliğin datlı olsun.

 

Dillere düşmek: Teşhir olmak.

Bizim mahallenin ardı pürümüş
Salınarak gelen nazlı yarimiş
Bu yerden ayrılmak ne de zorumuş
Gavur anam sen düşürdün dillere

 

Dilsizi dillendirmek: Mutsuzu mutlu etmek.

Su gelir millendirir
Çayırı çillendirir
Güzel senin bakışın
Dilsizi dillendirir

 

Divan durmak: Divan durmak.

Sürüne sürüne vardım pecene
Divan mı duruyon kötü gocana
Gız gurban oluyum gerdek gecene
Seniyinen böyle miydi gavlimiz

 

Dizim dizim sürünmek: Kötürüm olmak.

Vatanlar vatanlar yeşil vatanlar
Yare selam söylen ağaç satanlar
Ölmesin de dizim dizim sürünsün
Yarim seni yabanele satanlar

 

Dolanıp getmek: Dolanıp gitmek.

Bahçelerin suyu dolanır geder
Düşüne düşüne gız merak eder
Düşünme sevdiğim alırım seni
Düşünce insanı perişan eder

 

Dört gözünen kollamak: Her şeyini,her zaman kontrol etmek.

Dolgulu yazlıkta enik yallıyo
O kız pencereden gafa sallıyo
Emmilerin dört gözünen golluyo
Emmiyin ilmeği kimin elinde

 

Döküm etmek:(O yere)hepsini getirmek.

Kınalı ellerine
İncecik bellerine
Pörnekli’yi döküm ettin
Af(ı)yon yollarına.
Yalan mıyım Yaşar
Karakolda doğru söyler
Mahkemede şaşar

 

Döş üstüne çıkmak: Evlenmek.

Ağlı saya giyer ağın üstüne
Leylek yuva yapar dalın üstüne
Benden selam söylen eski dosta
Çıkarmasın kötüyü döş üstüne

 

Döşeği serilmek: Zorunlu ikamet etmek.

Kasım Çavuş derler bi ince uşak
Sağ eli dabanca sol eli fişek
Gelin arkadaşlar yanıma gelin
Af(ı)yon damına serildi döşek

 

Düneği bozulmak: Düzeni bozulmak.

Höğürüyo gardaşımın ineği
Bozulacak bizim evin düneği
İyi kötü bekliyodu yuvayı
Anam anam gadın anam bal anam
Niyazi gelince durma gel anam

 

Dünyayı zindan etmek: Hayatı çok kötü olmak.

Sırtına geymiş gutmu sayayı
Yedine almış taze mayayı
Beni gor da yadellere varırsan
Zindan eden bana yalan dünyayı

 

Düzen vermek: Düzen vermek.

Guyunun başına gurmuş gazanı
Topacık boyuna vermiş düzeni
Sen miyidin Suvermez’in güzeli
Sen gedeli köyün dadı kalmadı

 

E
El etmek: İşaret etmek.

Allı gelin daş başını yol eder
Ördek gonar susuz yeri göl eder
Pencereden iki gelin el eder
Birin alsam biri intizar eder

 

Ellenmedik gül olmak: Taze olmak.

Çayın kenarında ince gumudum
Daha benim eski yarde umudum
Bahçende ellenmedik gülüdüm
Yel mi gün mü vurdu bilemedim

 

Elleri koynunda kalmak: Çaresiz kalmak.

Elime aldığım aynılı lamba
Ellemen gülüme gurusun dalda
İki elim goynumda gözlerim yolda
İki elim goynumda galdı ne deyim

 

Emeği boş olmak: Gereken verimi alamamak.

Dereye goyduğum bi sıra daşlar
Aklıma düşüyo ettiğin işler
Sana diyom sana ey nazlı yarim
Var mı bizim gibi emeği boşlar

 

Emeği Zay’olmak: Emeği boş olmak.

Aman gız sevdiğim zülüfü gara
Pek gurgunsun gene dengini ara
Faydasız çamuru çalma duvara
Yağmur yağar emeklerin zay’olur

 

Engine konmak: Seviyesine inmek.

Beni görüp yönün öte döndürme
Hilal kaşlarını yıkıp endirme
Pek o kadar ma(ğ)rullanma sevdiğim
Yüksekden uçanlar gonar engine

 

Erzanındır boynununan çek (Yarim): Yaptığına razı ol.

Doğan aylar gibi doğ da bat yarim
Ben gidiyom ağlamaya çık yarim
Beni godun bi kötüye bağlandın
Erzanındır boynununan çek yarim

 

Eskiki caka: Eski işve,eski naz.

Sarı işliğinde eğrelti yaka
Geçiyom gapından yar baka baka
Yar benden istiyo eskiki caka
Eski cakalarım galmadı gelin

 

Eteği taş (dolu) olmak: Kötülük yapmaya hazır olmak.

Meskenimiz oldu Davulga yolu
Yarden ayrılalı gözüm yaş dolu
Salı günü varacağıdım sevgilim
Anayın eteği bütün daş dolu

 

Eş olmak: Denk olmak.

Suya mı gediyon elin boş değil
Sallanma dalgalım göğnüm hoş değil
Bir güzeli bi kötüye vermişler
Allah da biliyo ona eş değil

 

Eşkince sallanmak: Edalı yürümek.

Ağ sayam allanıyo
Kıyısı pullanıyo
Şu gelen kimin yari
Eşkince sallanıyo

 

F
Faydasız çamuru çalmak: İşe yaramaz işlerle uğraşmak.

Zabah günü vurdu bizim duvara
Allı gelin senin gocan avara
Faydasız çamuru çalma duvara
İçinde yatacak yar olmayınca

 

G
Ganrılmak: Doğrulmak.

Ela bürgüsüyünen yarimi gördüm
Hoşgeldin dedim de halını sordum
Caminin başında bağrıma vurdum
Ganrılıp yüzüme bakmadı yarim

 

Gara yasda olmak: Yas çeker halde bulunmak.

Garalar geydim de gara yasdayım
Yatakda yatamam dalgın hasdayım
Eğer anan seni bana vermezse
Ben senin yoluna gara sevdayım

 

Gayıl olmak: Kabul etmek,razı olmak.

Mezarımı yol üstüne gazsınlar
Döne diye kuyuları gezsinler
Başucuma garayazı yazsınlar
Ben gayıl değilim böyle yazıya

 

Gaynayıp coşmak: Olağandan daha iyi olmak.

Gara gayfeyidim gaynadım coşdum
Gümüşlü bardaktan buzlu su içdim
Havasıdım amma ey nazlı yarim
Anayın lafını duydum vazgeçdim

 

Gelinlik etmek: Gelinlik etmek.

Yarin güllerini yadeller derer
Ağlama gözüyün sürmesi geder
Benim sarmalara gıyamadığım
Getmiş kötülere gelinlik eder

 

Gıcım gıcım gıcılamak: Acı acı esmek.

Zalım poyraz gıcım gıcım gıcılar
Yürekden çıkmıyo goygun acılar
Su yolunda suya giden bacılar
Bacılar içinde yarim var benim

 

Golcak gıvırma: Edalanma,nazlanma.

Yayladan gelmiş de hamur yoğurur
Çıkmış sekiye de golcak gıvırır
Sizin köy ayrı da bizim köy ayrı
Ancak ikimizi ölüm ayırır

 

Goygun ağlamak: İçten gelerek ağlamak.

Çoban da çoban gavalını çalar
Şavkı’nın sevdiği ne goygun ağlar
Ağlama sevdiğim yaz var yayla var
Üstümüzde duran Gadir Mevla var

 

Gönlü hoş olmak: Gönlü hoş olmak.

Yayladan geliyom elim boş değil
Sallanma sevdiğim göğnüm hoş değil
Bir gözeli bi kötüye vermişler
Allah da biliyo ona eş değil

 

Gönlü bağlanmak: Sevdalanmak.

Yeşil biberlere iba düşme mi
Eşinden ayrılan dağdan aşma mı
Ben sana varırsam el gülüşme mi
Gül değil dikene bağlandı gönül

 

Gönül bağı: Aşk duygusu.

Bir çift güzel gördüm Emirdağı’nda
Çifte benleri var al yanağında
Ananın babanın sevgisi başka
İlle yar sevgisi gönül bağında

 

Gönlüne ferman yazdırmak: Gönlüne buyruk vermek.

Yüksek yaylarda var mıdır orman
Çekiyom aşıklık galmadı derman
Nazlı yarim seni sevdim seveli
Yazdıramıyom şu gönüle ferman

 

Gönül eylemek: Gönlünü avutmak.

Emirdağları’na gara gidelim
Ayvadan osandık nara gidelim
Buranın gözeli gönül eylemez
Gözeli bol olan yere gidelim

 

Gönlü düşmek: Sevdalanma,aşık olma.

Adaçalı derler çalı bitmiyo
Gönül düşdü gapınızdan gitmiyo
Gözünü sevdiğim topacık gelin
Kanım senden başkasına akmıyo

 

Göynük göynük içi yanmak: İçten içe kahrolmak.

Önüne guşanmış yandımdan öğnük
İçerim yanıyo yar göynük göynük
Ana bana bir izin ver böğünnük
Aşıyım dağları buluyum yari

 

Gönül dostu: Eş.

Gadife yorganı çekdim üsdüme
Oturma sevdiğim düşman posduna
Uyanıp da gelemedim yanına
Adam gücenir mi gönül dosduna

 

Göze girmek: Beğenilmek.

Pembe gironunu almış dizine
Gud(u)retten boya çekmiş yüzüne
Adını sevdiğim gül yüzlü yarim
Daha yeni girdim senin gözüne

 

Gözü olmak: Anlaşmak, sevmek, ısrarla istemek.

Sıvalı evlerin tozu mu olur
Şu Emirdağı’nın yazı mı olur
Sevdiğine varamayan gızların
Vardığı gocada gözü mü olur

 

Gözün yaşını silmek: Ağlamak.

Dut ağacı donuk donuk duruyo
Yaprağının biri soluk duruyo
Bir güzeli bi kötüye vermişler
Gözünün yaşını silip duruyo

 

Gözün yaşı kurumak: Hep ızdırap çekmek.

Farimez deli gönül farimez
Gız gocayın adı yolda yürümez
Beni gor da bi kötüye varırsan
Ölesiye gözüm yaşı kurumaz

 

Gulacığı çinilemek: Kulağı çınlamak.

İniler de dağın daşı iniler
Nerde görsem yar derdimi yeniler
Ta ırakda gulacığım çiniler
Acep nazlı yarim anıyo(r)m’ola

 

Gurban olmak: Yoluna feda olmak.

Horan dedikleri bir uzun guyu
Guyu da vermemiş yarime suyu
Eller mi saracak o uzun boyu
Uzun boylarına gurban oluyum

 

Gurulmak: Kibirlenmek.

İbibikler öttü çıkdık bahara
Sallandı da yarim girdi ahıra
Nişanlım var diye guruluyon mu
Her yanı benziyo Abdal Cafar’a

 

Gücenmek: Darılmak.

Gadife yorganı çekdim üstüme
Oturma sevdiğim düşman postuna
Uyanıp da gelemedim yanına
Adam gücenir mi gönül dostuna

 

Gülleri açmak: Sevme çağına gelmek.

Ak kağıda yazı yazar ellerim
Bülbül gibi ağıt eder dillerim
Onbeşimde yeni açdı güllerim
Ölümünen olsa gene bozarım

 

Yarim kibar desdilerden içmiyo
Buna sevda derler serden geçmiyo
Beni evlenmez de galır mı sandın
Vakdı gelmeyince güller açmıyo

Güpür güpür geçmek: Telaşlı ve hızlı geçmek.

Evlerinin önü kepir
Atlı geçer güpür güpür
Gurban olam sarı gelin
Gel de bizim evi süpür

 

H

Halleri yaman olmak: Sıkıntı çekmek.

Alikel üstünde bi gara duman
Babamın elinden hallarım yaman
Cesedim ahırdan çıktığı zaman
Gaşıma gözüme destanlar yazın

 

Haram olmak: Haram olmak.

Çok sallanma dalıyo( r )sun verana
Başka gızı ilaç etmem yareme
Ben sevdim de eller aldı yarimi
Haram ossun ince beli sarana

 

Harman zamanı: Harman zamanı.

Harmana sererler sarı samanı
Heç eksilmez Emirdağ’ın dumanı
Gel otur yanıma canım sevdiğim
Ayrılık m’olur harman zamanı

 

Hatır saymak: Saygı göstermek.

Kuyunun başına koyduğum hatıl
Yeter sevdiceğim saydığım hatır
Eğer yar olmaya göğnün varısa
Çık Emirdağı’ndan bana kar getir

 

Havas etmek: Heveslenmek.

Yüzzük attım garşı dağın ardına
Yuvalandı geldi yarin yurduna
Havas etme urbayınan altına
Urba sırttan çıkar altın boğazdan

 

Havas olmak: Gönül vermek,sevmek.

Bahçenize biber ektim acı mı
Küçücükden ben daradım saçını
Arkadaşım niye küsdün sen bana
Havas oldum aldım senin bacını

 

Havasını almak: Sevebilmek.

Yörü güzel yörü galma yolundan
Eğlenip siğini çezme belinden
Havasımı alamadım gelinden
Çöz gelin göğsüyün düğmelerini

 

Heç etmek: Boşa geçirmek,boş etmek.

Enginli yüksekli şu Emirdağı
İğdenin dalında var asma bağı
Üç senelik sevgimizi heç ettin
Eridi galmadı yüreğin yağı

 

Hem kalbur hem elek satmak: Çok sıkıntı çekmek.

Leylekler uçar da dökülür telek
Aramız uzadı gavuştur felek
Sebeb olup seni bana vermezse
Hem halbır satsın hemi de elek

 

I-İ
İntizar eylemek: Beddua etmek.

Gacerli çeşmesi bi ince yoldur
Doldur allı gelin helkeni doldur
İntizar eyle de gocanı öldür
Öldür gocanı da alayım seni

 

Ilgıt ılgıt erimek:Sevgiden
kahrolmak , verem olmak.

Mecbur oldum evinize varıyom
Seni gördüm ılgıt ılgıt eriyom
Verildin mi diye niye soruyon
Daha da ben sana ilazım mıyım

 

Ilıyı ılıyı gelmek: Yavaş yavaş gelmek.

Ilıyı ılıyı geliyo yazlar
Koçunu saldığım goyunlar kuzlar
Hanıya eskiki gelinler gızlar
Gelininen gızı bir mi dutarlar

 

İli ıssız galmak: Kimsesiz kalmak.

Bi daş atdım gümbürdesin guyunuz
Ben gediyom ıssız galsın iliniz
Senin anan deli beniği yolsuz
Yar n’olacak bizim halimiz

 

(I)rakı parası olmak: Çok az başlığa gitmek.

İsmet Bibi’n şen kalarak geliyo
Sapsız Tokmak aralıkda yeliyo
Deli Nuri içki deyin ölüyo
Irakı parası ettiler seni

 

Işmar etmek: İşaret etmek.

Kuyunun başında ışmar eyledin
Bir sevgi sevdim de pişman eyledin
Keşke bu sevgiyi sevmez olaydım
Beni anamınan düşman eyledin

 

İlmeği elinde olmak: Kontrol altında bulundurmak.

İşleme işliyo keten elinde
Benim yarim Suvermez’in dilinde
Emmisi ellere vermem derimiş
Kız senin ilmeğin kimin elinde

 

İlvanlı gezmek: Edalı gezmek.

Caminin üstünde görünür mezar
Bilmiyom ısıtma bilmiyom nazar
Anası gızından ilvanlı gezer
İlvanlı garının gızına yandım

 

K
Kaçmak:İzinsiz evlenmek.
Bizim yaylalarda dal sıra sıra
Gediyom askere galma gusura
Hanı yarim sennen gaçak diyodun
Anan gurban eder guru hasıra

 

Kağıtlara iresim olmak: Hatıralarda kalmak.
Ne oturasım var ne de durasım
İstiyo canlarım yari göresim
Evvel nazlı yarinen bi aradaydık
Şimdi kağıtlara olduk iresim

 

Kağıdı çıkmak: Askerlik belgesi (yurt dışına çıkış belgesi) gelmek.
Suya dökerler gumunan çakıl
Kağıdım çıkalı galmadı akıl
Sana diyom sana Çakır Eminem
Kemçiği Nallı’yı eyledim vekil

 

Kanadı kolu kırılmak: Dayanacak bir şeyi kalmamak.
Gurbetele götürdüler gülümü
Dağa taşa düşürdüler yolumu
Ben de sevdiğimi alacağıdım
Felek gırdı ganadımı golumu

 

Kanı akmak:Sevmek,içi ısınmak.
Sarı buğda ananadın kakmıyo
Darılmış da yar yüzüme bakmıyo
Anam da diyo ki ayrıl yarinden
Ana başkasına ganım akmıyo

 

Adaçalı derler çalı bitmiyo
Gönül düşdü gapınızdan getmiyo
Gözünü sevdiğim topacık gelin
Ganım senden başkasına akmıyo

 

Kanı kaynamak:İçi ısınmak,sevmek.
Yarimsin de ne gelmiyon yanıma
Heç de ganım gaynamıyo kanına
Gavur olsa dönderirdim dinime
Kız seni kendime eş edemedim

 

Kapı beklemek:Kapı beklemek.
Yarim evleriniz ne aman uçda
Çok gapı bekledim boranda gışda
Bi zengin turist de seni isterimiş
Varsayıdın sevdiğim gediyom işde

 

Karabeytullah’a yüz sürmek: Hacc’a gitmek.
Dolu vurdu bağlar vermez üzümü
Sevdana düşeli yakdım özümü
Zalım anan seni bana verirse
Karabeytullah’a sürsün yüzünü

 

Karılık etmek: Eş olmak, avrat olmak.
Çerçilerden sabun aldım arılık
Kız senin yoluna oldum sarılık
Beni gor da bi kötüye varırsan
Vardığın gocaya etme garılık

 

Kavil kurmak: Anlaşmak.
Bir ay galdı yaylalardan göçmeye
Buzlu buzlu sularını içmeye
Belem Abdilinen bi gavil gurduk
Yayladan enince alıp gaçmaya

 

Kebab asmak: Düğün, toy etmek.
Seyrekbasan derler ben sık basarım
Geriden geriye yare küserim
Eğer nazlı yarim benim olursan
Mektebin önüne kebab asarım

 

Kesesine koymak: Hesabını görmek.
Bir elma veriyim yer misin yarim
Sırrımı ellere der misin yarim
Emmimin oğlu da üç deynek vurdu
Onu kesesine gor musun yarim

 

Kınalı beşik sallamak: Ana olmak.

Azziye’de yanar bir yeşil ışık
Kız senin yoluna ben oldum aşık
Beni gor da yadellere varırsan
Böğründe sallama gınalı beşik

 

Koynuna girmek: Evlenmek.

Gel hele gel hele ne vereceğim
Yayladan geliyom gül vereceğim
Beri bakıp da yönün öte çevirme
Nasıl olsa goynuna ben gireceğim

 

Koynunda kötü yatmak: Kötü ile evlenmek.

Emirdağ’ın oylumunda gar yatar
Güzeller kendini yüksekden satar
Ma(ğ)rullanma güzelliğim var deyi
Dilerim goynunda kötüler yatar

 

Koyun olup kapınızda melemek: Her isteğe razı olmak.

Haney evi delik delik delerim
Taşın alıp toprağını elerim
Dünür saldım gavur anan vermezse
Koyun olur gapınızda melerim

 

Kötünün harcı olmak: Kötü ile evlilik yapmak.
Şu dağların burcu musun
Dil bilmeyen Gürcü müsün
Kurban olam sarı gelin
Sen kötünün harcı mısın

 

Kötüyü sarmak: Kötü ile evlenmek.
Dereden akıyo bi goygun ırmak
Aman ne zorumuş yarden ayrılmak
Siz de beni gınamayın ahbablar
Bana mı vergili kötüyü sarmak

 

Kötüyünen vakit /hayat/ geçirmek: Kötü ile evlilik yapmak.

Çiçekli bahçeye inemeyenler
Bahçanın gülünü deremeyenler
Günde kötüyünen hayat geçirir
Güzel sevmesini bilemeyenler

 

Kötülere gelinlik etmek: Kötü ile evlilik yapmak.

Yarin güllerin yadeller derer
Ağlama gözüyün sürmesi gider
Benim sarmalara gıyamadığım
Getmiş kötülere gelinlik eder

 

Köynek etmek: Sadaka vermek.

Averen’e gittim atın otuna
Yeşildağ’ın kızlar güldü aklıma
Eğer nazlı yarim benim olursan
Köynekler ederim yedi yetime

 

Kurbanlar olmak: Feda olmak,yoluna ölmek.

Halat urgan boğazında dolalı
Mor beliği fışkılarda beleli
Üç ay oldu yarim asker olalı
Destan yazdım kuşağımda dolalı
Gurbanlar olurum sarı kızıma
Sürmesini çekmemiş ela gözüne

 

Kurbanlık gitmek: Feda olamak.

Gayıştandır Arif Bey’in kuşağı
Gurbanlık gediyo Mustuk Uşağı
Beynimde patladı domdom fişeği
Aman Arif Bey’im öldürme beni
Mermer direklere sardırma beni

 

Kuru selama oturmak: Selama dahi razı olup beklemek.
Koyunu garşıya yatıraca(ğı)m
El edip yarimi getirece(ği)m
Eğer yarim asker olur gedersen
Bir guru selama oturaca(ğı)m

 

Küşümlenmek: Hayalanmak, udlanmak.
Yağmur yağar hışım hışım
Gün görmedi benim başım
Hem udluyum hem küşüm
Dağda daşda geçti yaşım

 

L
(İ)Lazım olmak: Lazım olmak.
Mecbur oldum evinize varıyom
Seni gördüm ılgıt ılgıt eriyom
Verildin mi deyi niye soruyon
Daha ben sana ilazım mıyım

 

Lepçek lepçek yağmak: Parça parça dağılıp savrularak yağmak.
Bir çift durnayıdım göründüm belden
İçerim yanıyo ne gelir elden
Lepçek lepçek yağar dağların garı
Vergili gızların yokdur gaderi

 

M
Mağrurluk (Marulluk) gelme: Gururlanma(k).

Hiç burun indirmez yeşil buzluya
Bi ma(ğ)rulluk geldi büyük gızlıya
Beniminen konuşamazdı yarim
Meyil verilmez mi garagözlüye

 

Mayhar etmek: Teşhir etmek .Rezil rüsva etmek.
İnip de gettiğim Zilliğin çölü
Başına dolandığın berdinin gülü
Sana diyom sana Deve’nin Deli
Elalem içinde mayhar etme beni

 

Mektubunan konuşmak: Mektup ile anlaşmak.
Altın şakşağım şak şak
Küstüyüsen barışak
Aramız uzak düştü
Mektubunan konuşak

 

Merağı dağılmak: Sıkıntıyı atmak.
Dağa gitmiş dağılmamış marağı
Saçmayınan dağlamışlar yüreği
Sen idin evimizin altın direği
Gurbanlar olurum goç babamoğlu
Kekeçler geliyo gaç babamoğlu

 

Meyil /gönül / bağlamak :Gönül vermek.
Karagözlü yeşil gelin ağlama
Ben yolcuyum beni yoldan eyleme
Dolaşıp yanına vardığım zaman
Yar kötü gocana gönül bağlama

 

Mezara indirmek: Öldürmek.
Haydi gedek allı gelin bazara
İnce beli verdirelim hızara
Beni gor da bi kötüye varırsan
Dut elimden kendin endir mezara

 

Muraza ermek: İstediğine ulaşmak.
Açılmadık bahçeden gülleri deren
Ölümlü dünyada dengini soran
Önüne goyup da sonunu yoran
Ölür gider bi muraza eremez

 

N
Nakış atmak: Dokumak.
Diğnene diğnene çıkdım yokuşu
Yakdı beni gözleriyin bakışı
Boyunu sevdiğim gız allı gelin
Kilimin üstüne atar nakışı

 

O
Odaya misafir olmak: Bir gece beraber olmak.
Dolanı dolanı vardım bademe
Sakın meyil verme kötü adama
Canını sevdiğim topacık yarim
Bir gececik misafir ol odama

 

Olur olmaza sır vermek: Derdini herkese açmak.
Leblebi şekeri atma bulgura
Ayrılsak yarim açılır yara
Her olur olmaza sır verin zere
Mert ol da sevdiğim ayrılmayalım

 

Ölümünen(olsa gene)bozmak: İşe ,kesinlikle, rıza göstermemek.
Ak kağıda yazı yazar ellerim
Bülbül gibi ağıt eder dillerim
Onbeşimde yeni açdı güllerim
Acep ne olacak benim hallerim
(Ölümünen olsa gene bozarım)

 

Ölü soykası geydirmek: Ölü elbisesi giydirmek.
Evimizin önü bulgur sokusu
Geçtim’ola yar babayın ö(f)kesi
Sana diyom sana ey nazlı yarim
Sana geydirirler ölü soykası

 

Ölmez bellemek: Ölmez bellemek.
Tan yıldızı gibi doğup parlama
Usul yörü çok kendini sallama
Ölürüm vallahi ölmez belleme
And içer yanına gelmem bi daha

 

Ömüre zarar olmak: Boşa olmak.
Saçını yumuş da zülfünü darar
Gel bi sarılalım boyumuz garar
Anan seni bi kötüye verecek
Kötüye varması ömüre zarar

 

P
Pırna pırna kaçmak: Hemen dağılmak.
Hemi motur goşar hemi de biçer
Gırklığı yeyince çam gibi düşer
Yanındakiler pırna pırna gaçar
Heç mi erkekliğin yoğudu çoban

 

Perçem bağlamak: Baş bağlama.

Deniz kenarında balık avlarım
Dost yoluna perçemimi bağlarım
Ellerin yari gelip geçtikçe
Elimi goynuma sokar ağlarım

 

S
Sarılıp yatmak: Sevdiğini almak.
Kuyunun başında bir güzel yatmış
Ağacın dalına guş yuva yapmış
Benim öpmelere gıyamadığım
Ellerin oğluna sarılmış yatmış

 

Seni orda beni burda melet(mek):Karşılıklı ayrılık çekmek.
Adaçalı öte yanın meredir
Derdine yanıyom yedi senedir
Kız senin anan da ne gavur ana
Seni orda beni burda meledir

 

Sevda çekmek:Sevda çekmek.
Tepenin başına badem dikerim
Bağlar arasına bostan ekerim
Sevda nedir bilmiyodum sevdiğim
Ben senin yoluna sevda çekerim

 

Sevdiği sevgiyi ellere verme: Sevdiğinden ayrılmak.
Guyunun başına gelip de durma
Şu cahil ömrümü boşuna yorma
Gel bi sarılalım dalgalı yarim
Sevdiğim sevgiyi ellere verme

 

Sıraya sofraya katılmak: Adam saymamak.
Nazlı yar gaçalı ben oldum deli
Durgun durgun akar Eber’in gölü
Pek mi güzel sandın Cılbağın dölü
Sıra sufraya gatan yoğudu

 

Sırrını saklamak: Sırrını saklamak.
Yaşım onbeş daha bekleyece(ği)m
Kız anam sırrını saklayaca(ğı)m
Gel yarim derdini söyle sen bana
Derdini derdime ekleyece(ği)m

 

Siğim siğim ağlamak: İçten ,sessiz ağlamak.
Gar(ü)seyin mavzerini yağlıyo(r)
Haçça gelin siğim siğim ağlıyo(r)
Mavzerin gurşunu dağı deliyo(r)
Aman Arif Bey’im öldürme beni
Mermer direklere sardırma beni

 

Son gürlüğü vermek: ”Yürü kulum” demek.
Künde sabahınan ötüşür kumru
Gurbette geçiyo gençlerin ömrü
Suya giderken uğradım size
Allah son gürlüğü verecek size

 

Soyka kalmak: Ölü eşyası olmak.
Doğan aylar gibi doğdun karşımdan
Olanca aklımı aldın başından
Güzelliğin soyka kalsın başından
Balınan yoğrulmuş ellerin senin

 

T
Tabağına postu atılmak: Alnına yazılmak.
Gutmu yorganıyın ucuna basdım
Sarılıp yatmıya varıdı kasdım
Kehribar dudaklı gül yüzlü dosdum
Senin tabağına atıldı postum

 

Tadını almak: Tadını almak.
Gonakta oturanlar bey mi kadı mı
Payton koydun kırbeygirin adını
Aldılar elimden nazlı yarimi
Otuz günde alamadım dadını

 

Takı takmak: Nişanlanmak.
Köyiçine çıktım dövülür soku
Yarin bahçesinden geliyo koku
Bir senelik yarim elden gidiyo
Gel otur yanıma dakıyım dakı

 

Tane tane teneler(Dane dane daneler): İşin usulüne göre olması.
Yel vurdukçe tane tane teneler
Pirenler üşüyo geçti seneler
Sevdiğine varamayan gelinler
Geceleri uykusunda belinler

 

(O)tarakta bezi kalmamak: İşten vazgeçmek.
Yüce dağ başında özüm kalmadı
Yandım ateşine sözüm kalmadı
Bana da diyorlar ayrıl yarinden
Benim o darakta bezim kalmadı

 

Tasasından ölmek: Haddinden fazla tasalanmak.
Peri kız diyolar kırık çeşmeli
Beni yarım ayrılığın pişmanı
Koynuna soktuğu gümüşlü aynı
Tasasından öldürüyo düşmanı

 

Taşın alıp toprağını elemek: Her sıkıntısına göğüs germek.
Minareyi delik delik delerim
Daşın alır toprağını elerim
Sen bir koyun olsan ben de bir guzu
Sen döndükçe ardın süre melerim

 

Turna cıgası: Turna süsü.
Ekinler erir de verir gılıfı
Durna cıgasına benzer zilifi
Az(ı)rail can almıya gelinci
Sen orda ver ben burda urufu

 

U
Urgana takılmak: Asılmak.
Galeysiz gap çizilir mi sergene
Kötüyünen girilir mi yorgana
Benim sevdiğimi bana verseler
Göynümünen dakılırım urgana

 

Uğrun uğrun (gözyaşı ) silmek: İçten içe ağlamak.
Ağılören yönün beri bakıyo
Kız senin efkarın beni yakıyo
Tomurcuk tomurcuk terin kokuyo
Al benim mendili sil uğrun uğrun

 

V
Vardığı kocada gözü olmak: Mutlu evlilik yapmak.
Sıvalı evlerin tozu mu olur
Şu Emirdağı’nın yazı mı olur
Sevdiğine varamayan gızların
Vardığı gocada gözü mü olur

 

Vergili olmak: Sözü kesilmiş olmak.
Pörnek’ten yükledim bir ga(ğ)nı gamış
Nazlı yar elini bö(ğ)rüne gomuş
Dünür saldım gavur anan vermemiş
Bacımın oğluna vergili demiş

 

Y
Yar etmek: Sevmek.
Yörü dedim güzel yörüdemedim
Dağın karı gibi eridemedim
Onbeşimde bir yar sevdim başıma
O’nu da kendime yar edemedim

 

Yaraya tuz basmak: Acısını bir kat daha arttırmak.

Top top edip yar zülfünü darama
Beni koyup bir yar daha arama
Mühür gözlüm n’ettim senin anana
Melhem deyin tuz basdırdı yarama

 

Yarım hasıra gurban etmek: Hiç yardım etmemek.
Yaylaların daşı yarim bi sıra
Ben gelin gediyom galma gusura
Yarim nerde görse gaçalım diyo
Anam gurban eder yarım hasıra

 

Yaz var yayla var: Görülecek güzel günler var.
Çoban da çoban gavalını çalar
Şavkı’nın sevdiği ne goygun ağlar
Ağlama sevdiğim yaz var yayla var
Üstümüzde duran Gadir Mevla var

 

Yazıyı bozmak: Kadere karşı gelmek.
Balkona oturmuş bir gelin gezer
Almış galemini hep destan yazar
Kuyunun başında iki cadı var
Allah’ın yazdığı yazıyı bozar

 




Önceki Sayfaya Git

© 2011 Özcan Türkmen'in Resmi Web Sitesidir. Her Hakkı Saklıdır.